Popüler Kültürü Okumak

Başlangıç

Grup

4 Hafta

Kontenjan Bilgisine Ulaşılamadı.

Tüm kayıtlarda %10 Bahar indirimi ve 2 kayıt ve üzerine %20 ek indirim fırsatı!

2.350,00 +KDV
Atölyeler

Atölye Hakkında

Atölye çalışmamızda oldukça zengin bir ilk okuma, ileri okuma, film ve belgesellerden oluşan izleme dosyası paylaşılacak. Atölye süresince bu kaynaklardan hem yararlanılıp hem de ödevler verilecektir. Kontenjan sınırlı bu atölye sonunda küçük bir test sonrası katılımcı sertifikası verilecek ve tüm atölyenin video kayıtları ve sunum dosyaları paylaşılacaktır.

Atölye Süresi
Atölye Süresi
  • 4 Hafta
  • 12 Saat
Atölye Formatı
Atölye Formatı
  • Online

Şubeler

  • Online
  •   

Atölye Kimin için?

Konular

Bölüm 1
  • Farklı kültür tanımları. Siz kültürü nasıl tanımlardınız?
  • Popüler nedir? Popüler kültür nedir?
  • Popüler kültürün ortaya çıkışı
  • Frankfurt Okulu ve “kültür endüstrisi” kavramı
  • Walt Disney Amerika’nın en tehlikeli adamı mıdır?
  • Birmingham Okulu ile popüler kültür tartışmalarına yeni bir bakış
  • Stuart Hall ve popüler kültürde “tüketici”
-Bu hafta atölye boyunca atıfta bulunacağımız kültür kavramının ve onun ekseninde popüler kültürün, kültürel tartışmalar düşünürleri tarafından öne çıkarılan farklı tanımlarını öğrenecek, bu alandaki tartışmalara temel bir giriş yapacağız. Popüler kültürün ortaya çıkışına ve tarihsel bağlamına dair bir kronoloji çizeceğiz.  
Bölüm 2
  • Popüler kültürün dışında kalanlar: Alt kültür ve üst kültür nedir?
  • “Kültürel sermaye” kavramı
  • Tiyatro, bale ve opera neden popüler değil?
  • Graffiti, apaçiler ve punkçılar neden popüler değil?
  • Alt kültürden farklı olarak karşıt kültür kavramı
  • Alt kültür öldü mü? 21. yüzyılda her şey ana akımlaşıyor mu?
-Kültürün farklı alt dallarının tanımlarını ve bunlara dair temel tartışmaları öğrenecek, popüleri daha iyi anlayabilmek adına popüler olmayan kültür ürünlerinin ve neden popüler olmadıkları perspektifinin peşine düşeceğiz. Bu haftanın sonunda kültürel çalışmalardaki tartışmalarımızı derinleştirebilecek ve örneklendirebilecek temel bir bilgi birikimine sahip olmayı, güncel duruma dair tartışmalar yapabilmeyi planlıyoruz.
  • Bölüm 3
    • Popüler sinema nedir? Bağımsız sinema nedir?
    • Amerikan kapitalizmi ve Hollywood
    • Türkiye’de sinemanın popülerleşmesi: Yeşilçam örneği
    • Popüler sinema ve toplumsal cinsiyet ilişkisi
    • Bechdel Testi- İzlediklerimizin ne kadarı yanlı?
    • Eril nazar ve stereotipleştirme- Kadınlar hep zayıf, erkekler hep güçlü mü?
    • Türkiye sinemasından “popüler” örnekler
    • Melodram bizim kaderimiz mi?
    -Türkiye’nin popüler kültür tarihine Yeşilçam örneği ile giriş yapacak, Yeşilçam’ın popülaritesinin Türkiye’deki popüler kültür için ne ifade ettiğini inceleyeceğiz. Yeşilçam filmlerinden bahsederken altını çizdiğimiz bazı noktalardan hareketle tartışmamızı toplumsal cinsiyet rollerinin popüler anlatılardaki etkisine ve yerine çevireceğiz. Son olarak, Türkiye’deki popüler sinema filmlerinin tarihsel değişimine göz atacak, bazı anlatı tercihlerinin Türkiye toplumuyla ilişkisine değineceğiz. Atölye sırasında öğrendiğimiz Bechdel testini sevdiğimiz bir popüler kültür filmine uygulamak üzere haftayı bitireceğiz.  
    Bölüm 4
    • Televizyon Çalışmalarına Giriş
    • Bir televizyon ürününü üç ana odakla inceleyebilmek: politik-ekonomi, metinsellik ve izleyici
    • Televizyonun Türkiye’nin kültürel hayatına girişi
    • Ne izliyoruz, ne kadar izliyoruz?- Türkiye’nin kültür ürünleri tüketimine dair bazı istatistikler
    • Dünyaya açılan popüler kültür kapımız: Türkiye’de diziler
    • Netflix ve dijitalleşme
    • Dijital ekran anlatılarını tüketim motivasyonlarımız
    • Günümüzde televizyon anlatıları ve RTÜK
    -Haftaya televizyon çalışmalarının temel ögelerine kısa bir giriş yaparak ve ardından Türkiye’nin popüler kültür tarihinde bir dönüm noktası olarak televizyonun hayatımıza girişini ele alarak başlayacağız. Kurduğumuz tarihsel bağlamdan hareketle 2000’ler itibariyle Türkiye’deki dizilerin yurtdışına ihraç edilmesiyle beraber kültür hayatımızdaki değişiklikleri inceleyeceğiz. Dijitalleşen dünyada Türkiye’nin ve dünya ülkelerinin diziler çerçevesiyle çizdiği kültürel temsili ve bunun etkilerini tartışacağız. İzleyici olarak dijitalleşen ekran anlatılarına nasıl yaklaştığımızı konuşacak, Türkiye’de televizyon anlatılarının bugününe ve geleceğine dair öngörülerimizi paylaşacağız.
 
Bölüm 5
  • Türkiye’de müziğin popülerleşmesi
  • Martin Stokes ve Türkiye’de Arabesk Olayı
  • Hip-Hop Kültürü ve temel ögeleri
  • Yeni bir yıldız doğuyor: Türkçe Rap
  • Kent ve kültür karşılaşmaları: Bir Arabesk ve Rap Tartışması
  • 50 yıl popüler kalabilmek: Sezen Aksu örneği
-Daha önce ekran anlatıları üzerinden Türkiye’de popüler kültüre dair öğrendiklerimizi müzik alanına taşıyacağız. Köyden kente göçle beraber değişen kültürel kodları ve bunların popüler müziğe yansımalarını karşılaştırmalı olarak gündeme alacağız. Bunu yaparken arabesk ve rap türlerinin gelişimini özel olarak masaya yatıracağız. Son olarak tüm bu süreçşer içerisinde popülerliğini koruyan bir figür olarak Sezen Aksu örneğini inceleyecek, popülerliğin kalıcı olup olamayacağına dair bir tartışma açacağız.  
Bölüm 6
  • Kültür endüstrisi ile gündelik hayatın kesişiminde: Popüler Kültür
  • “Tarz-ı Hayattan Life Style’a”: Türkiye’nin değişen gündelik hayat pratikleri
  • 80’li yıllardaki değişimlerin popüler kültüre etkisi
  • Değişen hayat tarzı anlayışının gölgesinde yeni kültür, yeni mekan, yeni eğlence anlayışı
  • 90’lı yıllarda Türkiye’nin kültür hayatındaki çelişkiler
  • Hızla hayatımıza giren bir popüler: Spiritüalizm
-Türkiye’nin değişen “yaşam tarzı” anlayışının tarihsel bağlamına dair fikir edindikten sonra popüler kültürü kendi hayatımıza ve günümüze taşıyacak, gündelik pratiklerimiz üzerindeki etkilerini sorgulayacağız. Önceki hafta yaptığımız kent tartışmasını genişleterek yeni popülerin kültüre, mekâna ve dolaylı olarak şehirdeki eğlence hayatına yansımalarını konuşacağız. Kültürel hayatımızda öne çıkan çelişkileri ele aldıktan sonra haftayı güncel bir popüler kültür ögesi olarak spiritüalizmi, onunla bağlantılı pratikleri ve motivasyonları inceleyerek tamamlayacağız.    
Bölüm 7
  • Kültürel Soğuk Savaş
  • Tüketim kültürü ve Amerikanlaşma
  • Türkiye’nin Amerikanlaşma Maceraso
  • Sosyal medya hayatımızda neyi değiştirdi?
  • Popüler kültürün pençesinde yaşamak: Sosyal Medya
  • Yeni çağın gözde mesleği: Influencerlık
  • Sosyal medyayla toksik ilişkimiz
-İki kutuplu dünyada soğuk savaşın kültürel hamlelerini öğrenerek başlayacağımız haftaya, tüketim kültürünün popüler kültürle karşılıklı etkileşimini inceleyerek devam edeceğiz. Türkiye’nin Amerikanlaşma sürecinde kültürel adaptasyonun rolünü sorgulayacak ve beraberinde getirdiği pratikleri konuşacağız. Buradan hareketle son yıllarda medyada yaşanan mecra değişimlerini, yükselen bir kültürel etkileşim alanı olarak sosyal medyayı ve beraberinde getirdiği yeni popüler ögeleri ele alacağız. Haftayı bitirirken kendimizin sosyal medyayla ilişkisini gözden geçirecek, bilinçli bir kullanıcı olmanın anahtarlarını arayacağız.  
Bölüm 8
  • “Popüler” tanımını yeniden düşünmek
  • Popülizm ne? Popülerlik ne?
  • John Fiske’in gözünden popüler kültür
  • Bir popüler incelemesi olarak: Amerikan Toplumu ve Kot Pantolon Örneği
  • “Nasıl Popüler Olunur” mu yoksa “Nasıl Popüler Kalınır” mı?
  • Öğrendiklerimiz ışığında geleceğin popüler kültürüne dair fikirlerimiz
  • Kendi deneyimlerimize dair bir sohbet ve atölyenin değerlendirilmesi
-Popüler tanımına dair düşüncelerimizi yeniden değerlendireceğiz. Öğrendiklerimizin ışığında popülerin değişimini sorgulayarak geleceğe dair fikirlerimizi şekillendireceğiz ve popüler kültürle kendi ilişkimize dair bir sohbet gerçekleştirerek hayatımızın oldukça içindeki bu kavrama eleştirel ve dışarıdan bir bakış sunabilmeyi öğreneceğiz.    

Eğitmen

Ece Balekoğlu

Ece Balekoğlu, lise eğitimini TED İstanbul Koleji’nde tamamladı. İstanbul Bilgi Üniversitesi Yeni Medya ve İletişim bölümünden mezun olduktan sonra girdiği Orta Doğu Teknik Üniversitesi Medya ve Kültürel Çalışmalar bölümünde çalışmalarını sürdürmektedir.

2019 yılından bu yana vesaireorg yayın ekibinde aktif görev almaktadır. 5 seneyi aşkın süredir popüler kültür alanında hem akademik hem de serbest çalışmalar yapmaktadır.

Sıkça Sorulan Sorular

Galata Sanat haftanın 7 günü 09:00 – 23:00 arası hizmet vermektedir.
Herkes için ulaşılabilir sanat felsefesiyle yola çıkan Galata Sanat Merkezi yalnızca 4 saat özel ders alabileceğiniz ücretlere 4 saat özel ders, 4 saat grup solfej dersi, düzenli orkestra eğitimleri alabileceğiniz ve ücretsiz birçok etkinliğe katılabileceğiniz bir programa sahiptir. Bunun yanında öğrencimiz olmanız gerekmeden her zaman etkinliklerimize katılabilir, ücretsiz çay-kahve ikramlarımızdan yararlanabilir, ders çalışabilir, arkadaşlarınızla muhabbet edebilir ve oyun oynayabilirsiniz.
Bu net bir cevabı olmayan bir sorudur. Birçok fonksiyon üzerinden kişiye özel değerlendirilerek ancak yakın cevaplar verilebilme olasılığı vardır. Öncelikle hangi seviyeden başladığımızı düşünmeliyiz. Sıfırdan mı başlıyoruz yoksa ufak tefek denemelerimiz oldu mu? Ne öğrenmek istiyoruz, ne kadar öğrenmek istiyoruz? Hedefinize yönelik olarak ‘’öğrendim’’ diyebilme süreniz elbette farklılık gösterecektir. Ne kadar ilgileneceğiz? Tabi ki de haftada 1 saat egzersiz yapan ile günde 1 saat egzersiz yapan arasında fark olacaktır.
Uzmanlar bilimsel olarak maksimum %3-5 oranında genetik faktörlerin etkili olduğunu söylüyor. Oysa yıllara dayanan gözlemlerimize göre mesele yetenekte değil, çevresel faktörlerle oluşan yatkınlık ve eğitimdir. Çevresel faktörlerin etkisini göz önünde bulundurarak, herhangi biriyle oluşabilecek tek farklılık öğrenme hızınız olacaktır. Bu hızlı giden bir araba ile yavaş giden bir araba gibidir. Her ikisi de hedefe ulaşabilir, yavaş olan biraz daha vakit alır. Tabi ki tutkunun payını da unutmamak gerekir. Tutkunuz, bağlılığınız, azminiz ne kadar yüksek ise o kadar hızlı öğreneceğiniz de kesindir. Son olarak yanlış bir algıyı da düzeltmek isteriz; hiç kimsenin iyi bir eğitmen ve doğru metodlarla, yüksek tutku ve azmine karşı herhangi bir enstrümanı öğrenememesi veya bir sanat dalında başarısız olması mümkün değildir.
Çünkü Galata Sanat Merkezi felsefesi gereği en doğru metodlarla en uygun ücretlere sahip olan, yöneticisinden eğitmenine, tasarımından çalışma sistemine kadar tamamen daha nitelikli sanat eğitimleri için kurgulanmış genç ve dinamik ve her şeyin ötesinde yaşam enerjisi yüksek bir merkezdir. Ticari bir işletmenin ötesinde ülkemizde sanatın gelişmesi için eğitim metodları üzerinde çalışmalar yapan, yayınlar çıkaran, Dostluk Ortağım Projesiyle doğaya ve geleceğimize katkıda bulunma çabası gösteren kollektif bir topluluktur!
İstanbul Beyoğlu, Kadıköy ve Kemerburgaz'da, Ankara’da, Çanakkale’de, Eskişehir'de, Bursa'da, Antalya'da ve İzmir’de olmak üzere 9 şubemizle faaliyetteyiz. Kurumsal çalışmaları ise Galata’daki ofisimizden yürütmekteyiz.

Hemen Kaydol!

Sanat merkezimizdeki atölye çalışmaları ve Atölyeler hakkında daha fazla bilgi almak için formu hemen gönderin.

Atölye Başvuru Formu

İlginizi Çekebilecek Atölyeler